Sunshine
Trainspotting filminin yönetmeninden şu anda vizyonda olan bir bilimkurgu.
Bi kere ilk önce belirtmem gereken şey bir bilimkurguda olması gereken ama ne yazık ki bu filmde eksikliğini hissettiğim bir şey.–>
Genellikle soğuğu anlamak için sıcaklığı, iyiyi anlamak için kötüyü bilmek gerekir değil mi dostlar?Bu filmde güneşin enerjisinin azalmasının dünya üzerindeki, ekolojik, sosyolojik ve ekonomik etkileri, güneş ışığının bizim için ne kadar önemli olduğu anlatılmamış. Belki senarist zaten insanların bunu çok iyi bildiğini düşünmüştür. Ama güneşin yokluğunu, insanlar için ne kadar felaket bir şey olduğu yansıtsalardı biz de Icarus’un ve mürettabatın bu görevi tamamlamasının niçin bu kadar önemli olduğunu film boyunca daha iyi hissederdik ve bu da filmin daha sağlam bir zemine oturmasını sağlardı.
Günümüzde; küresel ısınma çağındayken, güneşin enerji kaybetmesi bizim için olumlu bir durum olarak bile algılanabilir. Bu şartlarda, filmin istediği etkiyi yaratması için güneşin önemine vurgu yapılmasının filmin başarısını ne kadar etkileyeceği net olarak anlaşılmalıydı.
Bi de gemideki suni bir ekolojik alanın yok olması bile çok büyük bir trajedi olarak yansıtılırken, dünyadaki bütün sistemlerin altüst olmasına nasıl değinmeden edebildiler hayret doğrusu.
Her neyse; buradan film bayağı bir kaybetti zaten.
Filmde, güneşin bir gün yok olması Tanrı’nın çizdiği yol ve bunu engellmeye çalışan bilimadamları da Tanrı’ya ve kadere karşı gelen günahkarlar olarak yorumlanıyor. Ama bu yorum filmdeki kötü karakter tarafından yapıldığı için aslında bilime karşı gelenlere filmde bir eleştiri yöneltildiği de rahatlıkla söylenebilir.
Filmdeki görüntü efektlerine diyecek hiç bir sözüm yok. Çok başarılı; özellikle güneşin yokedici gücünü yansıtmayı çok iyi becermişler. Güneşin kör edici ışığını ve her şeyi küle çeviren sıcaklığını sinemada izlemek bile çok güzel bir deneyim. Uzay kostümleri hakkında bilgim olsaydı, altın renginde, süslü gibi duran kostümleri de yorumlayabilirdim ama bu kıyafetleri mutlaka düşünüp taşınıp tasarlamışlardır ve bir bildikleri vardır diye düşünüyorum.
Filmin müzikleri de tek kelimeyle süper(ama sakın ha trailer da “requiem for a dream” in teması var diye soundtrack bundan ibaret sanmayın.) Şimdi bile sesleri sitede duyunca korkuyorum. Filmden çıktıktan sonra seslere karşı algım hassaslaştı, irkilir hale geldim [ve şaka değil bu].
Şimdi kişisel bir itirafta bulunacağım. Ben filmde çok korktum.Gerçekten koltuğa yapıştım. Filmdeki hayalet mi, yaşayan ölü mü olduğu anlaşılmayan pinbaker’ın arada sırada perdeye yansıyan ve anında kaybolan(sanırım tek frame’lik) görüntüsü bile beni çok korkuttu. *Önce bilinçaltına hitap etmek için kullanılan bir taktik olduğunu düşünüp, bu kadar etik dışı bir davranışta bulundukları için içimden film yapımcılarına sövdüm durdum, sonra bundan emin olup tek bir şey düşündüm; Eğer bu filmin amacı insanları korkutmaksa, evet bende işe yaradı ve bu açıdan film çok başarılı ama bir bilimkurgu olarak maalesef çok yetersiz.
~~Dipnotlar~aklıma gelenler~~düzenlenmemiş düşünceler~~
*Filmdeki isimleri çok beğendim. Capa süper bir isim ya.
*Ellerindeki konuyu biraz daha bilimkurguca işleselerdi ve korku filmi formatına sırt yaslamasalardı, film kendi içinde zaten yeterince vurucu olacaktı.[ 2001 :a space odyssey gibi.]
* Başroldeki adamın gözlerine bakmaktan filmde replik kaçırılabilir, doğaldır.
* ben bu filmi tekrar çekmek istiyorum.
* filmin resmi sitesi; giriş süper, gerisini boşver : )
http://www.sunshinethemovie.co.uk/
imdb linki;
http://www.imdb.com/title/tt0448134/
*Son olarak filmdeki enteresan tasarımlı uzay gemisi Icarus ‘un ismi ne manaya geliyor?
“mitoloji de gunese cok yaklastigi icin kanatlari eriyen ve duserek olen karakter.
icarus ve bilge babasi dogal bir labirente kapatilir. babasi ogluna kugu kanatlarini balmumu ile birlestirerek bir cift kanat yapar ve yolu havadan bulmasini ister. gitmeden once de onu uyarir ‘ gunese fazla yaklasma , guzelligi seni buyuleyecektir. fazla yaklasirsan kanatlarindaki balmumu erir ‘ . ucmanin ve gunesin guzelligine hayran kalan icarus , gunese yaklasir ve balmumu erir… “
*bilinç altına verilen mesajlar özellikle reklamcılık sektöründe kullanılıyor. ilgilenenler için:




Fragmanını izlediğimde baya heyecanlanmıştım. Gerek müzik(requiem for a dream manyağı biri olaraktan) gerek efektler 10 numara gözüküyor fragmanda.
Ancak filmi izlediğim zaman hayal kırıklığına uğradım. Gerçi korsan kayıttan izlememin etkisi büyük tabiki ama ilk defa bir filmde bu kadar “alla alla noluyo, hiç bişe anlamadım” tarzı cümleler kurdum. Film adeta ızdıraba döndü..
Uyuz olmama sebep olan noktalar:
*bi kere bu adamlar ne oldu da güneşe doğru civelek civelek koşturmaya başladılar. Dünyadan bi haber verin hele yahu..
*bu adamlar güneşe gidiyo gitmesine de milyonlarca ışık yılı uzağa nasıl gidiyor bunlar. en azından sıçrama yaptık falan diyin bir yerlerde de teknolojinizi görelim
*milyonlarca uzaktaki güneş dünyada bizim sucuk gibi terlememize sebep oluyorken, kurupları falan eritiyorken sen gemiyle güneşin yanına gidiyosun, ayna falan tutuyosun da korunuyosun. azcık inandırıcı olun allahsızlar
*pinbaker beni iyi dinle sözüm sana! sen ne ayaksın!! öyle zırt pırt ortaya çıkmalar bi artislikler falan. uzaya gitmişin ama insan olamamışın!!
*geminin içindeki doğla yaşam koruma çalışmaları vs çok yüzeysel kalmış diğer konular gibi. yani açıkçası filmi o kadar izledim herşeyi yüzeysel yapmışlar da bu adamlar neyi irdelemişler onu çözemedim alla allaaa…
uzun lafın kısası efem, harkulade bir film olacak konuyu almışlar yoğun uğraşlar sonucu hederetmişler. e bu da bi başarıdır saygı duymak lazım.. işalla ayşegül alır bu filmi baştan yapar da şöyle bi sinema ziyafeti çekeriz efenim… saygılar…
Film güzel ve ilginç. Filmde kullanılan uzay gemisini bir zamanlar Hürriyet Bilim’de görmüştüm. Uzun yolculuk için tasarlamış. Gerçek olur mu bilmem ama geçmişe bakarsak çoğu şey ilk önce filmlerde oluyor zaten