Before Sunrise
Aslında N.Ş.A.’da aşk filmleri üzerine yazmam ama sıradışı aşk filmleri bazen beni üzerine yazmaya zorluyor efendim. Geçen gün bir vesileyle bu film hakkında 1 sayfalık bir yazı yazmıştım, biraz kırparak, biraz da değiştirerek buraya aktarmak istedim.Filmin sonuna dair “spoiler” denebilecek bir şeyler var, son paragrafı okumayabilirsiniz,,,dikkat!!!![]()
Before Sunrise, 1995
Yönetmen: Richard Linklater
Oyuncular: Ethan Hawke, Julie Delpy
Her gün yola çıktığınızda mutlaka birileri ile gözgöze gelirsiniz ama o kişinin kim olduğunu bilmezsiniz ve asla bilemeyeceğinizi düşünürsünüz. Peki ya bir seferliğine o kişiyle gözgöze gelmekten fazlasını yapsaydınız, ona merhaba deseydiniz, kim olduğunu dinleseydiniz, neler olabileceğini hayal ettiniz mi?
Filmde geçen bir replikte, Celine “Neden herşey karmaşık olmak zorunda?” diyor. Film boyunca içten içe günlük hayatımızda yapmayı birçok nedenden ötürü istemeyeceğimiz ya da cesaret edemeyeceğimiz bir şeyin aslında ne kadar basit olabileyeceğini görüyoruz; konuşmak; bize tamamen yabancı olan bir insanla paylaşabileceğimiz bir şey olduğunu hissettiğimiz zaman onunla iletişim kurmak.![]()
Bu filmi izlediğinizde kendinizi bir peri masalı ya da Özel Bir Kadın ( Pretty Woman, 1990 ) ’ı izlemiş gibi hissetmiyorsunuz. Gerçek bir olaya tanıklık etmiş gibi ya da filmde geçtiği gibi, bir belgesel kanalında insanlar üzerine bir belgesel izlemiş gibi hissediyorsunuz. Sanki Jesse ve Celine kendi özel günlerini yaşıyorlar ve biz hakkımız olmadan onların gününü izliyor, tanık oluyoruz.
Film yönetmenin diğer fimleri gibi basit bir düşünceyle ve sade bir anlatımla aslında ne kadar çok şey anlatılabileceğini gösteriyor. Linklater’ın diğer filmlerinde de az sayıda oyuncu ve bol replik olduğundan bu filmde de çizgisini değiştirmeden basitliğin etkileyici olabileceğini kanıtlıyor.
Filmde hayata dair o kadar çok şey var ki: çocukluk, ölüm, yalnızlık, terk ediliş, aile, hayaller, arzular, nefret, savaş, kader, kadın/ erkek ilişkleri, doğa ve yolculuk gibi daha birçok tema sıralanabilir. Filmin çoğunun diyaloglardan oluştuğunu düşünürsek, ortalama bir aşk filmine kıyasla, bu filmde diyaloğa ne kadar önem verildiğini ve 97 dakikaya ne kadar düşünce sığdırıldığını farkediyoruz.![]()
Eğer aşk filmi türü dâhilinde farklı yerleri olan, masalsı ve gerçekçi aşk filmleri içinden gerçekçi olanları seviyorsanız, bu filmi de seveceksiniz, tıpkı Clementine ve Joel ‘i Eternal Sunshine’ da izlediğiniz gibi izleyeceksiniz. Filmin sonunda ayrılmayacaklarını düşünüp, en sonunda şaşıracaksınız ve Jesse ve Celine yollarını ayırıp farklı camlardan farklı şehirlere giden yollara baktıklarında aynı şeyi düşüneceksiniz. Bu gece onların hayatlarında yaşadıkları en güzel geceydi.




Leave a Reply